Özellikle “Süresiz nafaka tamamen kalktı mı?”, “Daha önce boşananları kapsıyor mu?”, “Mevcut nafaka ödemeleri kendiliğinden sona erer mi?” ve “Yeni yasa yürürlüğe girdi mi?” soruları en çok merak edilen başlıklar arasında yer alıyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avukat Ümit Çelebi, kararın yoksulluk nafakasını tamamen ortadan kaldırmadığını, asıl değişikliğin nafakanın süresiz şekilde düzenlenmesine ilişkin olduğunu belirtti. Çelebi’ye göre bu süreçte hem nafaka ödeyen hem de nafaka alan tarafların aceleci yorumlardan kaçınması ve somut dosya koşullarına göre hareket etmesi gerekiyor.
Süresiz nafaka kararı tam olarak ne anlama geliyor?
Avukat Ümit Çelebi: “Anayasa Mahkemesi’nin kararı, kamuoyunda zaman zaman ‘nafaka tamamen kalktı’ şeklinde yorumlanıyor. Ancak hukuki açıdan bu doğru bir değerlendirme değildir. Burada iptal edilen husus yoksulluk nafakasının kendisi değil, kanunda yer alan ‘süresiz olarak’ ibaresidir. Dolayısıyla boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek tarafın nafaka talep etme hakkı tamamen ortadan kalkmış değildir. Tartışmanın merkezi, bu nafakanın ne kadar süreyle devam edeceği ve hangi kriterlere göre belirleneceğidir.”
Bu karar hemen uygulanmaya başladı mı?
Avukat Ümit Çelebi: “Hayır. İptal kararlarının uygulamaya etkisi, kararın Resmî Gazete’de yayımlanması ve yürürlük tarihiyle birlikte değerlendirilir. Bu dosyada da kararın yürürlüğe girmesi için belirli bir geçiş süreci öngörülmektedir. Bu süre, yeni bir yasal düzenleme yapılabilmesi için yasama organına tanınan bir hazırlık dönemi niteliğindedir. Bu nedenle bugün itibarıyla devam eden nafaka uygulamalarında otomatik ve ani bir değişiklikten söz etmek doğru olmaz.”
Yasa geçti mi, yeni nafaka sistemi yürürlüğe girdi mi?
Avukat Ümit Çelebi: “Şu aşamada Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı bulunmaktadır; ancak nafakanın hangi sürelerle, hangi kriterlere göre belirleneceğini netleştirecek yeni yasal modelin ayrıca düzenlenmesi gerekir. Kamuoyunda evlilik süresine bağlı nafaka, belirli süreli nafaka ya da hâkimin tarafların ekonomik ve sosyal durumuna göre daha ayrıntılı takdir kullanacağı modeller konuşulmaktadır. Fakat bunların bağlayıcı hale gelmesi için TBMM tarafından açık bir kanuni düzenleme yapılması gerekir.”
Daha önce boşanan kişiler bu karardan etkilenir mi?
Avukat Ümit Çelebi: “En çok sorulan konulardan biri bu. Daha önce kesinleşmiş boşanma kararları ve bu kararlarla bağlanan nafakalar, Anayasa Mahkemesi kararıyla kendiliğinden ortadan kalkmaz. Yani geçmişte boşanmış ve hâlen nafaka ödeyen bir kişi, yalnızca bu karara dayanarak ödemeyi tek taraflı şekilde durduramaz. Aynı şekilde nafaka alan kişi bakımından da mevcut nafakanın bir anda sona erdiği söylenemez. Mevcut dosyaların etkilenip etkilenmeyeceği, çıkarılacak yeni kanunun geçiş hükümleri ve aile mahkemelerinin somut olay değerlendirmeleriyle netleşecektir.”
Mevcut nafakalar otomatik olarak kesilir mi?
Avukat Ümit Çelebi: “Hayır. Mevcut nafaka kararları otomatik olarak kesilmez. Nafaka yükümlüsünün ekonomik durumunda ciddi değişiklik olması, nafaka alacaklısının yoksulluk durumunun ortadan kalkması, yeniden evlenme, fiilen evli gibi yaşama ya da hakkaniyeti etkileyen başka gelişmeler varsa aile mahkemesinde nafakanın kaldırılması veya azaltılması talep edilebilir. Ancak bu bir dava sürecidir. Mahkeme kararı olmadan nafakayı durdurmak, icra takibi ve hukuki sorumluluk doğurabilir.”
Nafaka ödeyen kişiler şu anda ne yapmalı?
Avukat Ümit Çelebi: “Nafaka ödeyen kişiler öncelikle mevcut mahkeme kararına uymaya devam etmelidir. Ödeme gücünü etkileyen gelir kaybı, işsizlik, sağlık sorunu veya nafaka alacaklısının ekonomik durumunda iyileşme gibi somut değişiklikler varsa bunlar belgelenmelidir. Ardından aile hukuku alanında değerlendirme yapılarak nafakanın azaltılması, kaldırılması veya yeni düzenleme yürürlüğe girdikten sonra uyarlama davası açılması gündeme gelebilir. Burada her dosyanın kendi içinde incelenmesi gerekir.”
Nafaka alan kişiler açısından süreç nasıl ilerleyecek?
Avukat Ümit Çelebi: “Nafaka alan kişiler bakımından da kararın ‘nafaka hakkı sona erdi’ şeklinde yorumlanması doğru değildir. Yoksulluk nafakası, boşanma sonrası ekonomik olarak zayıf duruma düşen tarafı korumaya yönelik bir kurumdur. Yeni düzenleme yapılırken tarafların yaşı, çalışma imkânı, evlilik süresi, çocukların durumu, ekonomik güç dengesi ve hakkaniyet ilkesi gibi birçok unsurun dikkate alınması beklenir. Dolayısıyla nafaka alan kişilerin de süreci panikle değil, hukuki zeminde takip etmesi gerekir.”
Yeni sistem evlilik süresine göre mi belirlenecek?
Avukat Ümit Çelebi: “Kamuoyunda en çok konuşulan modellerden biri, nafaka süresinin evlilik süresiyle orantılı şekilde belirlenmesidir. Ancak şu an için kesinleşmiş bir süre tablosu veya yürürlüğe girmiş bir formül bulunmamaktadır. Yeni kanuni düzenleme yapılırken kısa süreli evliliklerle uzun süreli evliliklerin aynı hukuki sonuca bağlanmaması, tarafların ekonomik durumunun ve kusur dengesinin daha ayrıntılı değerlendirilmesi beklenebilir. Fakat nihai çerçeveyi TBMM’nin çıkaracağı düzenleme belirleyecektir.”
Bu karar çocuk nafakasını etkiler mi?
Avukat Ümit Çelebi: “Hayır. Kamuoyunda karıştırılan önemli noktalardan biri de budur. Anayasa Mahkemesi’nin kararı, eş lehine hükmedilen yoksulluk nafakasıyla ilgilidir. Çocuk için ödenen iştirak nafakası farklı bir hukuki kurumdur. Çocuğun bakım, eğitim, sağlık ve gelişim giderlerine katılım yükümlülüğü devam eder. Bu nedenle süresiz nafaka tartışması, doğrudan çocuk nafakasının ortadan kalkması anlamına gelmez.”
Boşanma davası devam eden kişiler açısından ne olacak?
Avukat Ümit Çelebi: “Devam eden boşanma davalarında mahkemeler mevcut kanuni çerçeveyi, Anayasa Mahkemesi kararını ve kararın yürürlük sürecini birlikte değerlendirecektir. Yeni düzenleme yürürlüğe girmeden önce verilecek kararlar açısından belirsizlik alanları bulunabilir. Bu nedenle tarafların taleplerini somut delillerle desteklemesi, gelir durumlarını açık şekilde ortaya koyması ve nafaka konusunda ileriye dönük riskleri dikkate alması önemlidir.”
Nafaka davası açmak için yeni yasayı beklemek gerekir mi?
Avukat Ümit Çelebi: “Bu sorunun tek bir cevabı yoktur. Eğer mevcut nafaka miktarı taraflardan biri için açıkça hakkaniyetsiz hale gelmişse, yeni yasanın beklenmesi her zaman doğru strateji olmayabilir. Gelir kaybı, işten ayrılma, ekonomik şartların değişmesi veya nafaka alacaklısının artık yoksulluk durumunda olmaması gibi nedenler varsa mevcut mevzuat kapsamında da dava açılabilir. Ancak yalnızca Anayasa Mahkemesi kararına dayanarak hareket etmek yerine, dosyanın tüm belgeleriyle birlikte değerlendirilmesi gerekir.”