Sağlık-Sen Bursa Şubesi Başkanı ve Memur Sen Bursa İl Temsilcisi Gökhan Yünkül, B Gazete’de yayınlanan İş Dünyası programının konuğu oldu. Kamu çalışanlarının gündeminde yoğunluğun söz konusu olduğunu kaydeden Gökhan Yünkül, “Pandemi koşulları sağlık çalışanlarını çok yıprattı malum. Bu ağır yük azalmış olsa da sağlık çalışanlarının iş yükü her zamanki gibi ağır. Sağlık çalışanları insan hayatına dokunuyor ve onların en zor zamanında yanında oluyor. Problemlerimiz var elbette ancak sendika olarak çözüm için çabalarımız da mevcut. Bir sorunu düzeltirken başka bir problem çıkabiliyor ama biz yılmadan görevimize devam ediyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
Sağlıkta şiddete hayır!
Vatandaşla sağlık çalışanlarının karşı karşıya gelmesinin üzücü olduğunu kaydeden Yünkül, “Sendika olarak üzerinde hassasiyetle durduğumuz konulardan biri kuşkusuz ki şiddet olayı. Doktorlar insan hayatıyla ilgili bir meslek yapıyor. Elbette ki eksiklikler, aksaklıklar vardır. Nihayetinde bütün sağlık çalışanları iyi niyetli. Şiddetin yanı sıra maalesef cinayetler de yaşanıyor. Bu olmamalı. Vatandaşın sağlık çalışanlarına tahammülsüzlüğü söz konusu. Bankada sıra beklerken insanların sesi bile çıkmıyor ancak iş hastaneye geldiğinde durum böyle olmuyor. Gerginlik oluyor ve vatandaş hırsını sağlıkçıdan çıkarıyor. Görüyorum ki sağlık çalışanlarının verdiği değerli hizmeti vatandaş konumlandıramıyor. Yetkililer sağlıkta şiddet konusunda saldırganlara daha ağır cezalar vermeli. Sağlıkçıya saldıran insanlar dışarda elini kolunu sallayarak gezmemeli mesela. Mevcut eğitimsizlik şiddete zemin hazırlayan unsurlardan” ifadelerini kullandı.

Acillerdeki yoğunluk saldırıyı tetikliyor
Saldırıların genellikle hastanelerin acil bölümünde yaşandığının da altını çizen Yünkül, “Zaten acillerde insan yoğunluğu var. Bu yoğunluğun sebebi ise sağlık çalışanları değil. ‘3 gündür boğazım ağrıyor’ diyen insan da acile gidiyor ülkemizde. Acile normalde sağlık durumu ağır olan vakalar gelmeli. Yoğunluk nedeniyle acilde hizmet vermek tabi sinirleri geriyor. Tekrar söylüyorum, acildeki yoğunluğun nedeni, kendi durumunun acil olduğunu düşünen vatandaştır. Aile hekimliğinde çözülecek meseleyi vatandaş acile taşıyor ve olaylar şiddete kadar dayanıyor. Bu durumun önüne geçmek için öncelikle eğitim ve caydırıcı cezanın olması gerek” şeklinde konuştu.
Memurlar itibarsızlaştırılıyor
Devlet memurlarının itibarsızlaştırıldığını ifade eden Yünkül, “Mesleklerin itibarıyla oynama durumuna engel olmalıyız. Öğretmen ve doktorun yaptığı işe karışmamak lazım. Bugün bir doktor, bir öğretmen kolay yetişmiyor. Onlar da bir annenin babanın çocuğu. Bu insanlar şehit ediliyor. Sosyal medyada bulunan kirlilik ve doktorları itibarsızlaştırma girişimleri ise çok korkunç. Özellikle sosyal medya üzerinden yapılan bu algıların önüne geçmek lazım. Vatandaş olarak her şeyden anlıyoruz maalesef; herkes bilmediği bir konu üzerine bile yorum yapma girişiminde bulunmakta” açıklamasını yaptı.
Nöbetler sağlıkçıyı yıpratıyor
Doktorların zorlu bir eğitim hayatının ardından görev aldıklarını kaydeden Yünkül, sözlerini şöyle sürdürdü: “İnsan hayatının konu olduğu bir mesleği icra etmek zor gerçekten. Düşünün, yıpratıcı bir eğitim sonrası vatandaşın sağlığı size emanet. Hastanelerde şiddet uygulayan insanları acil serviste çalıştırmak lazım ki zorluğu görsünler. Hayatta her olumsuzluk yaşanabilir. Doktorlar ve sağlık çalışanlarının da özel bir hayatı var. Sağlık çalışanlarını yıpratan en büyük unsurlardan bir tanesi de uzun süreli nöbet koşulları.”
3600’den herkes yararlansın
Uzun zamandır kamuoyunun gündeminde olan ek gösterge düzenlemesi için de görüş bildiren Yünkül, “3600 ek gösterge uzun yıllardır gündemimizdeydi. Sağlık çalışanları için bu durum hayati önem taşımakta. Haksızlık olmasın ve her meslek grubu bu desteği alsın istiyoruz. Herkese 600 puanlık artış sağlandı ve yılbaşından sonra hayata geçecek. Bazı meslek grupları 3600’den yararlanamadı maalesef. Bu arkadaşlarımızın da sisteme girmesi için bir çabamız var” diye konuştu.