Magazin > Ünlü Şarkıcı Hande Yener, meme kanserini nasıl yendiğini anlattı!

Dünya genelinde her 8 kadından biri yaşamı boyunca meme kanseri riskiyle karşı karşıya kalıyor. Ancak erken tanı sayesinde her 10 kadından 9’u hastalığı tamamen yenebiliyor. Uzmanlar, kadınların ayda bir kendi kendine elle meme muayenesi yapmasının, erken teşhis açısından hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.

Bu farkındalığın en güçlü örneklerinden biri de ünlü sanatçı Hande Yener oldu. Beş yıl önce kendi kendini elle muayene ederken memesinde kitle hisseden Yener, hemen doktora başvurdu ve meme kanseri olduğunu öğrendi. Yener, hastalığını o dönem ailesinden ve sevenlerinden gizleyerek Prof. Dr. Cihan Uras tarafından yapılan başarılı operasyonla sağlığına kavuştu.

“Erken Tanı Sayesinde Çok Ağır Bir Şeyi Hafif Atlattım”

Acıbadem Maslak Hastanesi’nde, Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği ve Acıbadem Üniversitesi Senoloji Enstitüsü iş birliğiyle düzenlenen “Meme Kanserine Karşı Her Raunda Hazırız” etkinliğinde konuşan Hande Yener, yaşadığı süreci samimi bir şekilde anlattı:

“Erken tanı için kendi kendini elle muayene çok önemli. Ben mememde bir şey hissettim ve hemen doktora gittim. İlk başta panik yapmamam söylendi ama içime sinmedi. Üç ay sonra tekrar gittim ve kanser olduğumu öğrendim. O an çok büyük bir travma yaşadım. Ama erken teşhis sayesinde grip gibi atlattım. Değerli doktorum Prof. Dr. Cihan Uras’ın profesyonelliğiyle çok kısa sürede sağlığıma kavuştum.”

Yener, hastalığını ailesinden bir yıl boyunca gizlediğini ve bu süreçte bile sahneye çıktığını belirterek, “Altın Kelebek’te ödülümü direnlerimle aldım, kimse fark etmesin diye ceplerime sakladım. Bu benim ikinci şansım oldu” dedi.

Prof. Dr. Cihan Uras: “Erken Tanı Hayat Kurtarır”

Acıbadem Üniversitesi Senoloji Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Cihan Uras, meme kanserinde erken tanının önemini şu sözlerle vurguladı:

“Meme kanserinde erken tanı sayesinde hastalıktan tamamen kurtulmak mümkün. Kadınlarımızın kendi kendilerini düzenli muayene etmeleri ve tarama programlarını aksatmaması gerekiyor. Günümüzde akıllı ilaçlar, immünoterapiler ve hedefe yönelik tedavilerle çok ileri evrelerde bile başarılı sonuçlar alabiliyoruz.”

Prof. Dr. Özlem Sönmez: “Birkaç Dakikalık Kontrol Bir Ömürlük Fark Yaratabilir”

Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Sönmez, meme kanserinde erken tanının yaşam süresi üzerinde belirleyici olduğunu belirterek,

“Basit bir tarama bir hayatın yönünü değiştirebilir. Artık geç kalmak değil, erken davranmak kazandırıyor. Çünkü birkaç dakikalık bir kontrol, bir ömürlük fark yaratabilir.” dedi.

Prof. Dr. Gül Esen İçten: “Mamografi Zararlı Değil”

Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Gül Esen İçten, kadınların mamografiden çekinmemesi gerektiğini vurgulayarak şu bilgileri paylaştı:

“Mamografi erken tanıda en etkin yöntemlerden biridir. 40 yaş üzerindeki tüm kadınlar yılda bir kez mamografi çektirmeli. Mamografinin zararlı olduğu yönündeki yanlış inanışlar kadınların hayatına mal olabilir.”

Prof. Dr. Nuran Beşe: “Gereksiz Protez Ameliyatlarından Kaçınılmalı”

Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Nuran Beşe, meme kanseri tedavisinde kişiye özel yaklaşımların önemine değinerek,

“Artık gereksiz protez ameliyatlarından kaçınılmalı. Meme koruyucu cerrahi ve radyoterapi altın standarttır. Uygun hastalarda tedavi süresi 5 güne kadar düşürülebiliyor.” ifadelerini kullandı.

Meme Kanseri Farkındalığında Erken Tanının Gücü

Uzmanlar, kadınlara her ay kendi kendine elle muayene yapmalarını, 40 yaşından itibaren düzenli mamografi çektirmelerini ve şüpheli bulguların mutlaka bir uzmana gösterilmesini öneriyor.
Erken tanı, yaşam süresini uzatıyor; tıpkı Hande Yener’in örneğinde olduğu gibi hayat kurtarıyor.