Özel Haberler > İŞÇİYE 6 AYDA VERİLEN ZAM MEMURA 2 YILDA!

N. Nuri Yavuz - Röportaj / Lider Haber

Kamuda 4 milyon memur ve 2 milyondan fazla memur emeklisini ilgilendiren zam pazarlığında hükümet kanadı ilk teklifini yaptı. 8’inci dönem Toplu Sözleşme Görüşmeleri kapsamında kamu işveren tarafı, 2026 yılı ilk 6 ay için yüzde 10, ikinci 6 ay için yüzde 6; 2027 yılı ilk yarısı için yüzde 4, ikinci yarısı için de yüzde 4 önerdi. Teklife tepki gösteren sendikalar sahaya indi. Türkiye Kamu-Sen Bursa İl Temsilcisi İbrahim Bulut, Lider Bursa’ya özel açıklamalarda bulundu.

Kabul edilebilir değil. Mutlak suretle gözden geçirmeleri gerekiyor. TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranı da kira zam oranı da belli. Ki çarşı pazarda fiyat artış hızı TÜİK’in rakamının da üstünde. Sadece kira da değil elektrik, su, doğal gaz, mutfak, eğitim, yol, kılık kıyafet giderlerindeki artışlarla maaş artış oranı birbirini karşılamıyor. Memur ortalama 50 bin lira maaş alıyor.

Memurun kimsenin aldığı maaşta gözü yok. Memura 2 yıl için teklif edilen toplam zam oranı yüzde 24. Ama kamu işçisi sadece ilk 6 ay için yüzde 24 aldı. Bunun bir izahı olmalı. Memur, işçi neden bu oranı alıyor demiyor. Biz neden alamıyoruz diye soruyor. Dolayısıyla memur, işçinin aldığına değil kendi alamadığına tepki gösteriyor.

‘Memur ne yapıyor ki’ deniyor ya, memurun attığı her imza ölene kadar peşini bırakmıyor. Milyonluk belgelere imza atılıyor. Emeklilikle memurun sorumluluğu bitmiyor. Emekli olursun 3 yıl sonra bir mahkeme celbi gelir seni bulur. Yargılanırsın, suçun varsa ceza alırsın. Örneğin e-imzaların klonlandığını görüyoruz. Sen yapmasan bile senin adına başkaları suç işleyebiliyor. Kamu işçisinde böyle bir durum var mı? Yok.

5 parmağın 5’i de bir değil. Çıkmıyor mu? İlla ki çıkıyor. Ama bu şartlara rağmen arkadaşlarımız inanılmaz bir fedakârlık gösteriyor. Zaten fedakârlık da hep memurdan bekleniyor. Düşün işte sen bir kurumda idarecisin ve yanındaki işçi senden fazla maaş alıyor. Bunun izahı yok. Çarşıda pazarda hangi kaleme zam geliyorsa eşitiz ama maaşa gelince afaki bir eşitsizlik var. Memur bunu, ‘işçi bu kadar çok almasın’ anlayışıyla söylemiyor. Herkes emeğinin karşılığını alsın istiyoruz.

Malumunuz ehliyet yenileme ile alakalı süre doluyordu. O günlerde yaşanan yoğunluk dolayısıyla arkadaşlar öğle molası bile yapamadı. 5’te evine gidemedi. Vatandaşa hizmet verdi. Peki, fazla mesai aldı mı? Yok. Ama kamu işçisi fazla mesaisini alıyor. Hatta mesai ücretleri yüksek olduğu için kamu işçisi çalışmasın memur çalışsın istiyorlar. Memura fazla mesai var mı? Yok. ‘Yerine izin yazarız’ deniyor. O da yok. Neden, iş çok.

Memur olmanın şartları belli. Üniversite mezuniyeti isteniyor. Hatta bazı kurumlar bölüm seçiyor. KPSS’ye giriyorsun. Orada başarılı olursan atanıyorsun. Yani öyle kamuda maaşlar iyi hepimiz memur olalım desen de öyle kolay kolay olamıyorsun. Aynı durum özel sektör için de geçerli, bir fabrika eleman arıyor ama her başvuran işe alınıyor mu? İnsanların kamuda çalışmayı maaşından dolayı isteyeceğini düşünmüyorum. Kamuda mesuliyet çok daha fazla ve cezai yaptırımları daha ağır.

Kamudan ihraç edilen çok sayıda memur var. Nasıl atılmaz? Atılıyor. İl disiplin kurulları var. Ve çok yoğun çalışıyorlar. Memuriyetten atılma, uyarı, kınama, aylıktan kesilme gibi cezalar uygulanıyor. Memur ceza almıyor diye bir şey yok. En basitinden mal beyanı. 0 ve 5 ile biten yıllarda mal beyanı veriliyor. Mal beyanında gecikmede herhangi bir eksik de bile ceza alıyor.

Hepsi veriyor. 5 yıllık sürede maaşının beş katını aşan bir zenginleşme görülürse soruşturuluyor. Arada bir mal alımı yapılmışsa bildirmek zorundasın. İzahını yapman gerek. Miras kaldıysa bildireceksin. Eşin bir mal edindiyse bildireceksin. Yani memur sürekli hesap verir durumda. Ve bu mal beyanında bir hatada en yüksekten ceza alıyor.

Bu 8’inci dönem. 2 yılda bir yapıldığına göre 16 yıllık bir tablo. Ve memurun durumu ortada. Memnuniyetsizlik had safhada. Taleplere bakıyoruz tamam ama sonuç ne? Malum! 7’nci dönemde ne oldu hatırlayın. Diyor ki biz imza atmadık, hakeme gittik. Ne değişti? Hakem de mevcut durumu onayladı. Memurun talepleri konusunda kamuoyu oluşturulamıyor.

Öyle afaki rakamlar istenmiyor aslında. En düşün memur maaşı 74 bin, ortalama memur maşının da 84 bin olmasını istiyoruz. Bu çok büyük bir para değil.

Şöyle 2026 yılı ilk 6 ay için yüzde 30, ikinci 6 ay için yüzde 20 istiyoruz. Buna ilave yüzde 10 da refah payı talep ediyoruz. Ocak 2026’ta taban aylığa yansıyacak şekliyle 7 bin 500 lira seyyanen zam bekliyoruz. 2027 için se ilk 6 ayda yüzde 20, ikinci 6 ayda yüzde 10 ve yine yüzde 10 refah payı. Bu masada 3600 ek gösterge konusunun da çözülmesini ve kapsam dışında kalan genel idari hizmetler sınıfındaki memurların bu hakkının teslim edilmesini bekliyoruz. Ayrıca yardımcı hizmetler sınıfındakilerin de genel idari hizmetler kapsamına alınmasını istiyoruz. İş barışının bozulmasına neden olan durumları ortadan kaldırmak gerekiyor. Yine yeşil pasaport edinmedeki eşitsizliğinde ortadan kaldırılması lazım…

Bunu hep söylüyoruz, oransal artışlarla memurun durumunu iyileştirme şansımız yok. Enflasyon bazlı bir artış zam anlamına gelmiyor. Ki açıklanan enflasyon ile çarşıdaki enflasyon birbirini tutmuyor. Memur ve memur emeklisi arasında makas sürekli açılıyor. Oransal zamlarla en üstteki ve en alttaki arasındaki makas sürekli açılıyor. Bunu ancak refah payı ile çözebiliriz. Bu nedenle olmazsa olmazımızdır.

Alındı. Türkiye Kamu-Sen’in yetkili olduğu dönemde bu başarıldı.

Yemek yok. Birçok kurum bu hizmeti sunamıyor. Deniyor ki yaptığın ihalenin yüzde 50’sini geçemez. 100 liraya yapıldıysa 50’sini memur kendi cebinden ödeyecek kalanı kurum karşılayacak. O da olmuyor. Servis başlı başına sorun. Merkez teşkilatlarda var ama taşrada yok. İlginç gelebilir Ankara’da bakanlık merkez teşkilat ama aynı bakanlığa bağlı bir kurumun Ankara il müdürlüğü taşra sayılıyor. Haliyle birinde var birinde yok. 

Memur fazlalığı değil aksine memur açığı var. İstediğiniz kuruma gidin ve inceleyin. Banko var memur yok. Vatandaş masayı boş görünce memur çalışmıyor sanıyor. Halbuki o masada çalışan memur yok. 15 banko var ama 6’sında memur var.

Bu yıl kültür hizmet kolunda ülke genelinde yetkiyi aldık. Memur-Sen yıllar sonra ilk defa masaya 11 hizmet kolunda değil 10 hizmet kolunda yetkili sendika olarak oturdu. Geçmişte Türkiye Kamu-Sen yetkili olarak masaya oturuyordu ve üstelik hiçbir zaman da 11 hizmet kolunda yetkili olmadı. Memur-Sen yetkili olduğu 16 yılda, Türkiye Kamu-Sen’in 7 yılda aldığını dahi yakalayamadı. Halbuki iktidar aynı iktidar. Ama sendika farklı. 16 yıldır sonuç değişmiyor. Memurlar da bunu görüyor olmalı. Biz, tüm kamu çalışanlarını Türkiye Kamu-Sen çatısı altında birleşmeye davet ediyoruz.