x


x
x

JMO’dan 6 Şubat uyarısı: “Dirençli değil, kırılganlık üreten düzenden kurtulmalıyız”


Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Güney Marmara Şubesi, 6 Şubat depremlerinin 3. yıl dönümünde BAOB’ta yaptığı açıklamada, bilim temelli, katılımcı ve kamu yararını esas alan ulusal afet risk yönetim sisteminin acilen hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Şube Başkanı Mehmet Yıldız, “Bugün 6 Şubat, peki ya sonra?” diyerek kalıcı ve yapısal adımların zorunlu olduğuna dikkat çekti.

ÖZLEM YOĞURTÇUOĞLU

ÖZLEM YOĞURTÇUOĞLU

EDİTÖR

06.02.2026 - 11:56

YAYINLANMA

09.02.2026 - 17:43

GÜNCELLEME
JMO’dan 6 Şubat uyarısı: “Dirençli değil, kırılganlık üreten düzenden kurtulmalıyız”

Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Güney Marmara Şubesi, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinin üçüncü yıl dönümünde Bursa Akademik Odalar Birliği (BAOB) Yerleşkesi’nde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, deprem gerçeğinin unutulmaması gerektiği vurgulanırken, bilimsel ve bütüncül bir afet yönetim sistemine duyulan ihtiyaç bir kez daha dile getirildi.

JMO Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız, dünyada bilim ve teknolojinin ulaştığı seviyenin afetlerle mücadelede önemli bir birikim ortaya koyduğunu belirterek, depremler, heyelanlar, tsunami, sel ve benzeri doğa olaylarının gezegenin jeodinamik süreçlerinin doğal sonucu olduğunu söyledi. Bu olayları felakete dönüştürenin ise toplumsal, ekonomik ve yönetsel kırılganlıklar olduğuna dikkat çekti.

Türkiye’nin her afet sonrasında benzer acıları yaşadığına işaret eden Yıldız, mevcut imar, planlama, yapı üretim ve denetim süreçlerinin çoğu zaman kâğıt üzerinde kaldığını belirterek, “Sıradan doğa olaylarının felakete dönüşmesini engelleyemeyen bir yapı içinde yaşıyoruz. Dirençlilik değil, kırılganlık üreten bu düzenden derhal kurtulmalıyız” dedi.

Açıklamada, ülkeyi bu olumsuz döngüden çıkaracak temel adımın, kamu yararı ve sosyal hukuk devleti ilkelerini esas alan ulusal bir afet risk yönetim sistemi olduğu vurgulandı. Afet yönetiminin yalnızca bina odaklı ele alınmasının doğru olmadığı ifade edilirken, sosyal, psikolojik ve çevresel boyutları kapsayan bütüncül bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiği kaydedildi.

Jeolojik kırılganlıkların araştırılması, tehlike ve risk haritalarının hazırlanarak mekânsal planlamaya entegre edilmesi gerektiğini belirten Yıldız, aksi halde bu çalışmaların sadece görsel bir veri olarak kalacağı uyarısında bulundu. Afet yönetiminin yalnızca merkezi yönetimin sorumluluğunda görülmemesi gerektiğini de dile getiren Yıldız, yerel yönetimlerin ve meslek odalarının karar süreçlerine aktif katılımının sağlanmasının önemine değindi.

Sendai Afet Risk Azaltma Çerçevesi’ne atıfta bulunulan açıklamada, şeffaflık, hesap verebilirlik ve katılımcılığın afet yönetiminin temel unsurları olması gerektiği ifade edildi. Yapı, imar ve çevre mevzuatının yeniden düzenlenmesi, imar affı niteliği taşıyan uygulamalara son verilmesi ve tüm yerleşim alanlarında jeolojik-jeoteknik incelemelerin tamamlanmasının zorunlu olduğu belirtildi.

JMO’nun açıklamasında ayrıca, afet yönetimi için özel bir hukuk sistemi oluşturulması, afet suçlarına yönelik ağır yaptırımlar getirilmesi ve afet risk yönetiminin bir mali yük değil, ülkenin geleceğine yapılan bir yatırım olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Bu kapsamda bir “Afet Fonu” kurulması ve risk azaltma çalışmalarının sürdürülebilir finansmanla desteklenmesi önerildi.

Afetlere hazırlık için kurumsal yapılanmanın güçlendirilmesi gerektiğini belirten Yıldız, “Afet, Acil Durum ve İklim Değişikliği Bakanlığı” kurulmasının önemli bir adım olacağını kaydetti. Planlama ve yapı denetim süreçlerinde jeoloji mühendisliği hizmetlerinin görmezden gelinmemesi gerektiğini vurgulayan Yıldız, zemin ve temel etüt çalışmalarının yapı güvenliğinin ilk ve vazgeçilmez adımı olduğunu ifade etti.

Açıklamada, diri fay hatları, heyelan, taşkın ve tsunami tehlike haritalarının güncellenmesi, mikrobölgeleme çalışmalarının tamamlanması ve erken uyarı sistemlerinin planlama süreçlerine entegre edilmesinin gerekliliğine de dikkat çekildi.

Basın açıklamasının sonunda, afet güvenliğinin ancak güçlü bir mevzuat, etkin kurumsal yapı, kararlı bir siyaset ve bilinçli bir toplumla sağlanabileceği vurgulanarak şu ifadeler kullanıldı:

“Bugün 6 Şubat… Sonraki tarihin ne anlama geleceğini ise hep birlikte belirleyeceğiz.”

Kaynak: HABER MERKEZİ

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (0 Yorum)
Yorum Sıralaması:

Benzer Haberler




next
Ekonomi Spor Magazin Bursa Kültür-Sanat Sağlık Gündem Bilim - Teknoloji Siyaset
Anasayfa Kategoriler #
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !