Çalışanların sigorta primlerini düşük göstermek, giriş-çıkış yaparak kıdemi sıfırlama, boş kağıda istifa için imza attırma gibi yapılan işveren hileleri mahkeme kapılarından geri dönüyor. Türkiye'deki çalışma hayatında karşılaşılan en yaygın işveren hilelerine dikkat çeken hukukçular; ‘İşçilerin gönlü rahat olsun baskı altında alınan istifa dilekçesi geçersizdir’ uyarısında bulunuyor.
18.06.2026 - 10:25
YAYINLANMA18.06.2026 - 12:20
GÜNCELLEME
Çalışanların sigorta primlerini eksik göstermek, giriş-çıkış işlemleriyle kıdem süresini sıfırlamak veya boş kağıda istifa imzası attırmak gibi uygulamalar, iş hayatında en sık karşılaşılan işveren hileleri arasında yer alıyor. Hukukçular, bu tür uygulamaların yargıdan döndüğünü belirterek çalışanlara haklarını aramaları çağrısında bulunuyor.
Gerçek maaşı yüksek olmasına rağmen vergi ve sigorta primlerinden kaçınmak amacıyla ücretin bir kısmının bankadan, kalan bölümünün ise elden ödenmesi gibi yöntemler çalışanların hak kaybına uğramasına neden oluyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Bursa Barosu avukatlarından Enes Şenay, işverenlerin en sık başvurduğu yöntemleri sıraladı.
Şenay, çalışanların ayda 30 gün çalışmasına rağmen SGK'ya eksik günlerle bildirilmesi veya sigortasız çalıştırılması, fazla mesai ve resmi tatil çalışmalarının ücretlendirilmemesi, işe girişte alınan boş istifa dilekçelerinin sonradan işveren lehine kullanılması gibi uygulamaların yaygın olduğunu söyledi.
Bunun yanı sıra kıdem ve ihbar tazminatı ödememek amacıyla çalışanların haksız şekilde disiplinsizlik ya da yüz kızartıcı suçlarla ilişkilendirilerek işten çıkarıldığını belirten Şenay, "Kıdem süresini azaltmak için yapılan giriş-çıkış işlemleri, gerçeğe aykırı tutanaklar, maaşın bir kısmının elden verilmesi, görev yeri değişikliği yoluyla baskı kurulması ve tazminatların taksitle ödeneceği yönündeki vaatler en sık karşılaşılan uygulamalardır" dedi.
"Baskıyla alınan istifa dilekçesi geçersizdir"
İş mahkemelerinin bu tür uyuşmazlıklarda çalışanların haklarını koruyan kararlar verdiğini ifade eden Avukat Enes Şenay, işveren tarafından tek taraflı düzenlenen tutanakların tek başına hukuki geçerlilik taşımadığını vurguladı.
Görev yeri değişikliği nedeniyle mağdur edilen çalışanlara haklı fesih hakkı tanındığını belirten Şenay, kıdem süresini düşürmek amacıyla yapılan giriş-çıkış işlemlerinin de geçersiz sayıldığını kaydetti. Elden yapılan maaş ödemelerinin ispatlanması halinde işverenlerin ciddi yaptırımlarla karşı karşıya kaldığını ifade eden Şenay, çalışanların baskı altında imzalatılan istifa dilekçeleri konusunda endişe duymaması gerektiğini söyledi.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir